AŞI SEMPOZYUMU SONUÇ BİLDİRİSİ

Aşılama ile toplumda, hem çocuklarda hem de erişkinlerde aşı ile önlenebilir hastalıkların ortaya çıkışı engellenebilir. Böylece, bu hastalıklardan kaynaklanan ölüm ve sakatlıkların önüne geçilebilir. İnsanlık tarihinde ölümlerin azalması üzerinde temiz içme suyu ve kanalizasyonun sağlanması dışında antibiyotikler dahil başka hiçbir buluş aşılama kadar yararlı olmamıştır. Aşılama ile yaşam kalitesi artmakta, üretkenlik çoğalmakta, sağlıkla ilgili harcamalar azalmaktadır. Bir aşı dozu için bir dolarlık yatırımın, sağlık harcamalarında 2-27 dolarlık azalmaya yol açacağı gösterilmiştir. Bu nedenle aşıların sunulan en ucuz sağlık hizmeti olduğu öne sürülmektedir. Bir toplumda aşısı mevcut olan bir enfeksiyon görülebiliyorsa o toplumdaki bağışıklama programı gözden geçirilmelidir.

Aşılanma oranlarının istenilen düzeyde olmamasının nedenleri arasında; yüksek aşı maliyetleri, aşı içeriklerinin zararlı etkilerinin olduğuna dair kuşkular veya içerik kaynaklı dini kaygılar, aşının ulusal aşı programında olmaması, mevcut hastalığın toplum için önemli sağlık sorunu olarak görülmemesi, aşının sağlanmasındaki güçlükler, zamanında aşılamanın yapılmaması, toplumun doğru kaynaklarca yeterince bilgilendirilmemesi gibi sosyal, ekonomik ve kültürel birçok faktör bulunmaktadır. Son zamanlarda görsel, yazılı veya sosyal medyada yer alan, kaynağı sorgulanmadan kabul ve yaygınlık bulan aşı tereddüttü ve/veya aşı reddi ile ilgili haberler, bağışıklama çalışmalarına zarar verebilecek ciddi potansiyel risk taşımaktadır. Bu olumsuz etmenlerin ortadan kaldırılması için gösterilecek her çabanın, aşıyla önlenebilir ölümleri ve hastalık morbiditesini azaltmada ciddi bir rol oynayacağını düşünerek 28 Aralık 2019 tarihinde kayıtlı 560 katılımcının büyük heyecanı ve katkısı ile gerçekleştirilen Aşı Sempozyumu’nda aşı ve aşılanma konuları 6 ayrı panelde her yönüyle ele alınmıştır.

SAYADER “Sağlık ve Yaşam Derneği” ile Bezmialem Vakıf Üniversitesi işbirliğinde gerçekleştirilen sempozyum sonunda, Bilimsel Kurul Üyeleri aşağıdaki maddelerin Sempozyum Sonuç Bildirisi olarak kamuoyu ile paylaşılmasının uygun olacağı yönünde ortak karara varmışlardır:

  1. Aşılarla ilgili tereddütlerin dağılımını, düzeyini ve gerekçelerini ortaya koymaya yönelik olarak geniş örneklem hacmine sahip saha araştırmaları ve aşı reddi ile ilgili psiko-sosyal belirleyicileri ortaya koyacak derinlemesine nitel çalışmaların planlanması gerekmektedir.
  2. Aşılarla ilgili tereddütleri, aşı reddi ve aşı karşıtlığını sahada tecrübe eden sağlık personelinden detaylı geri bildirimlerin alınması ve raporlanması; uygun stratejilerin geliştirilmesi açısından önemlidir.
  3. Hâlihazırda ülkemizde bulunmayan “zorunlu aşılama” uygulamasının artı ve eksileri tartışılmıştır. Zorunlu aşı uygulamasına geçilen ülkelerden edinilen tecrübeden yola çıkılarak, aşı reddini azaltmakla birlikte aşılarla ilgili tereddütleri gidermede yeterince etkili olmayacağı ve farklı sorunlara yol açabileceği saptanmıştır. Bununla birlikte artan aşı reddinin toplum sağlığı açısından oluşturabileceği salgın riskleri, eşitsizlik duygusu ve artan sağlık giderleri nedeniyle aşı reddinde bulunan vatandaşlar için ekonomik yaptırım anlamına gelebilecek çeşitli uygulamaların (örnek olarak aşı reddi sonucu ortaya çıkan sağlık sorununun giderilmesinde kamu geri ödemesinin kıstılanması vb.) gündeme alınması önerilebilir. Aşılama öncesi aydınlatılmış onam, aşı reddine yönelik olası yaptırımlar ve zorunlu aşı uygulaması konularında hukuki mevzuatın kanun düzeyinde oluşturulması gerekmektedir.
  4. Aşılarla ilgili toplumda oluşan tereddütlerin giderilmesine yönelik olarak sinema ve belgesel yapımcılarının, sosyal medya fenomenlerinin, yazılı ve görsel medyanın, Diyanet İşleri Başkanlığı iletişim ağının (özellikle cuma hutbeleri ve vaazların) aşı ile ilgili bilgilendirme faaliyetlerinde etkin şekilde kullanılmasına yönelik iletişim seferberliğinin başlatılması önerilir.
  5. “Ulusal Erişkin Bağışıklama Programı” oluşturulması ve erişkin dönemi aşılarının kademeli olarak ulusal aşılama programına dahil edilmesi gereklidir.
  6. Aşıya bağlı yan etki bildirim sisteminin online bildirime olanak tanıyacak şekilde geliştirilmesi önerilir.
  7. Aşılar ile ilgili tereddütlerin giderilmesine yönelik olarak aşı içeriklerinin Sağlık Bakanlığı tarafından şeffaf şekilde kamuoyu ile paylaşılmaya başlanması katılımcılar tarafından son derece olumlu karşılanmıştır. İkinci adım olarak aşılarda helal sertifika uygulamasının başlatılması ve yaygınlaştırılması önerilir. Böylece aşı reddine yol açan başlıca dini kaygılar önemli ölçüde bertaraf edilebilecektir.
  8. Aşı ve aşılama içerikli akıllı telefon uygulamalarının geliştirilmesi önerilir. Bu şekilde ebeveynlerin aşı uygulamaları ile ilgili (yan etki dahil) geri bildirimlerde bulunabilmesi ve aşı takvimi ile ilgili hatırlatıcılar alması sağlanabilir.
  9. Aşı stratejik bir üründür. Yerli aşı üretimi, aşılarla ilgili tereddütlerin giderilmesinde son derece etkili bir adım olacaktır. Ülkemiz kaynaklı yeni nesil aşıların üretimine başlanabilmesi için gerekli alt yapının ivedilikle oluşturulması son derece önemlidir.
  10. İlkokul öğretmenleri başta olmak üzere örgün eğitim içinde yer alan tüm öğretmenlerin aşılarla ilgili doğru şekilde bilgilendirilmesinin sağlanmasına yönelik çalışmaların başlatılması, eğitim fakülteleri müfredatlarına yeni nesil öğretmenlerin aşılarla ilgili tereddütlerini giderecek şekilde doğru ve güncel bilgiler içeren derslerin eklenmesi son derece yararlı olacaktır.
  11. Aşılamayı reddettiği tutanak ile tespit edilen aileler öncelikli olmak üzere, aşılar ile ilgili tereddütlerin yoğun olarak görüldüğü yerleşim birimlerinde yerel idare, okul aile birlikleri, cami koruma dernekleri ve sivil toplum kuruluşları vasıtası ile ailelere yönelik aşı bilgilendirme toplantılarının düzenlenmesi, bu toplantılarda görev alacak gönüllü hekim ve sağlık personeli de sağlık müdürlüğü, üniversiteler ve uzmanlık dernekleri tarafından özellikle “hedef kitle ile etkili iletişim beceri ve deneyimi” ölçütü gözetilerek belirlenmesi tavsiye edilir.
  12. Aşı reddinin sonuçlarının toplum gündeminde görünür kılınmasına yönelik olarak; gerek ülkemizde gerek diğer ülkelerde çeşitli nedenlerle aşılanmayan bireylerde (ve topluluklarda) ortaya çıkan hastalık, salgın ve komplikasyonların haber mecralarında yer bulması için iletişim çalışmalarına devam edilmesi son derece önemlidir.
  13. Aşılar kendi başarısına kurban edilmemelidir. Türkiye’nin aşı tecrübesi; bir başarı hikayesi olarak anlatılmaya değerdir. Bu amaçla afiş, fotoğraf, kısa film, belgesel yarışmaları açılmalı, bu konuya yer veren sinema filmi projeleri desteklenmelidir.
  14. Aşılarla ilgili tereddütlerin giderilmesine yönelik çalışmalarda, ilgili uzmanlık dernekleri, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliği içinde olunması önemlidir.
  15. Bakanlığın aşılar ve aşılama programı ile ilgili internet sayfalarının görünürlüğü artırılmalı, her türlü alternatif iletişim kanalı etkin şekilde kullanılmalıdır.

 

Saygılarımızla

Sempozyum Bilimsel Kurulu