BASIN BİLDİRİSİ

PANDEMİ DÖNEMİ NORMALLEŞME SÜRECİNE GEÇİŞTE TOPLUMUN BEDEN, RUH VE SOSYAL SAĞLIĞI AÇISINDAN ALINMASINI ÖNERDİĞİMİZ İLAVE TEDBİRLER

Küresel ölçekte öncelikli sağlık tehdidi haline gelen COVID-19 salgını sebebiyle, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de viral yayılımın kontrol altına alınması, kamu sağlığının korunması için en üst düzeyde sağlık tedbirleri uygulanmaya çalışılmaktadır. Umumi Hıfzıssıhha Kanunu kapsamında Sağlık Bakanlığı bünyesinde oluşturulan COVID-19 Bilimsel Danışma Kurulu’nun tavsiye kararlarıyla şekillendirilen süreç son derece gerekli ve yerinde uygulamalarla tüm dünyaya örnek olacak şekilde yürütülmektedir. Normalleşme sürecine geçişi konuştuğumuz şu günlerde yaş gruplarına, coğrafyaya veya iş kollarına özgün pek çok yasak ve kısıtlamalarda esnemeye gidilmektedir.

Son Bakanlar Kurulu kararı ile başta yaşlılar olmak üzere uzun süre kapalı alanda ve hareketsiz kalan bireylere yönelik esnemelerin, ilgili kişilerin ruh ve beden sağlıkları açısından son derece yararlı olduğunu düşünüyoruz. Ciddi travmatik süreç yaşamakta olan toplumun her kesimi için beden ve ruh sağlıklarına olumlu katkılar sunacağını umduğumuz bazı ilave uygulama ve esnekliklerin de dikkate alınmasını yöneticilerimizden saygılarımızla arz ve talep ederiz;

  1. Değeri daha iyi anlaşılan koruyucu halk sağlığı hizmetlerine eskisinden daha fazla ağırlık verilmelidir. Rutin uygulanan gebe izlemi, bebek ve çocuk sağlığı takipleri ile koruyucu aşıların uygulanması hizmetleri ASM’lerde farklı bir ekiple ve ayrılmış özel bir alanda verilmelidir.
  2. Toplumda çok yüksek bir düzeye ulaşan kaygı, endişe bozukluklarının giderilmesi ve bu sıkıntıların uzun vadede kalıcı ruhsal bozukluklara dönüşmemesi için ilave tedbirler alınmalı, normalleşme sürecinde hastalıklardan korunma ve beden sağlığına ek olarak toplumun ruh ve sosyal sağlığına yönelik önerileri belirlemek ve süreci bu açıdan takip etmek üzere psikoloji ve sosyal bilim uzmanlarından oluşan ayrı bir kurul oluşturulmalıdır;
    1. Özellikle görsel medyada çocuk ve ergen ve erişkin ruh sağlığı uzmanları, sosyolog, psikolog ve halk sağlığı uzmanları tarafından yapılacak bilgilendirmelere yer verilmeli.
    2. Corona virüsünün gerekli tedbirler alındığında korunulabilir ve üstesinden gelinebilir olduğu vurgusu pozitif bir dil ve özellikle çocuklara yönelik özgün içerikle gündeme getirilmeli, orantısız ve aşırı korku, endişe ve ümitsizliğe yol açılmamasına dikkat edilmelidir.
    3. Toplumun geneli tarafından güvenilirliği ve şeffaflığı büyük takdir toplayan Sayın Sağlık Bakanımızın günlük verileri sunarken paylaştığı içeriğin başta çocuklarımız olmak üzere daha hassas kesimleri de içerecek şekilde tüm toplum tarafından takip edildiği düşünülerek gözden geçirilmeli, her gün ülkede kaç kişinin öldüğü, kaç kişinin yoğun bakıma girdiği, kaçının entübe olduğu vb. verilerin sunulmasının travmatik etkilerine dikkat edilmeli, detaylı bilgiler bakanlık sayfasından duyurulurken günlük bilgilendirmeler farklı bir formatta yapılmalıdır.
    4. Normalleşme süreci sonunda tüm dünyada geçerliliği olacak yepyeni bir yaşam anlayışının olacağı muhakkaktır. Pandemi sonrasında Post Travmatik Stres Sendromu, Obsesif Kompülsif Bozukluk gibi bazı ruhsal sorunlara kadar varabilecek aşırı ve yetersiz sosyal yaşam kısıtlılıkları ve takıntılı hijyen anlayışına dönüşmemesi için; sosyal mesafe, bireysel ve kamusal alanda temizlik ve hijyen boyutu özel bir ekiple çalışılmalı, sınırları çok net belirlenmeli, uygulamalarına yönelik her yaşa uygun dijital medya unsurları ile toplum bilgilendirilmelidir.
    5. Beden, ruh ve sosyal sağlıkla ilgili gözetimler ve önlemler alınırken manevi sağlığımız ihmal edilmemeli, uygun koşullar sağlanarak başta Cuma Namazı olmak üzere ibadetlerin sağlıklı olarak yerine getirilmesi için gerekli tedbirler belirlenerek normalleşme sürecine dahil edilmelidir.

 

Saygılarımızla

“SAYADER” Sağlık ve Yaşam Derneği YK adına Prof. Dr. Kazım Karaaslan